Kalp Deliklerine Ameliyatsız Tedavi

0

Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İbrahim Demir ile Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz, Tıp Fakültesi’nde 1 yıldan bu yana doğuştan kalp deliklerinin kateter yardımı ile kasıktan girilerek, cerrahi müdahale yapılmaksızın tedavi edildiğini açıkladı.

AÜ Tıp Fakültesi Kardiyoloji Toplantı Salonu’nda basın toplantısı yapan Prof. Dr. Demir ve Prof. Dr. Yılmaz, doğuştan kalp hastalığı (Artial Septal Defekt: ASD) tedavisinin Türkiye’de 4 yıldır, 1 yıldan bu yana da AÜ Hastanesi’nde ameliyatsız yapıldığını açıkladı. Rektör Yardımcısı Demir, doğumsal kalp hastalığı olan kişilerdeki kalp deliklerinin çocuk yaşta tedavi edilmesi gerektiğini, ancak hastalık sinsice seyrettiği için atlanabildiğini söyledi.

Rektör Yardımcısı Demir, “Cerrahi yöntem hem pahalı hem de hastanın konforu düşünüldüğü için ‘Bu tür hastalar nasıl kısa sürede taburcu edilir ve ucuz tedavi edilir’ diye yeni teknikler geliştirildi. Bu teknikleri biz de hastanemizde uyguluyoruz. Ameliyatsız yöntemde hastanın kalbine kasık bölgesinden kateter yardımı ile girilerek, doğuştan hastalıklı olan kalbe müdahale ediliyor. Bugüne kadar 10′un üzerinde hastaya uyguladığımız yöntem çok başarılı. Bu yöntemde hastanın göğsü açılmıyor ve estetik olarak müdahale gerçekleşiyor” diye konuştu.

Ciddi hasta grubu var

Bölgede ciddi ASD hastası olduğunu söyleyen Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz ise “3-4 yıldır İstanbul ve Ankara gibi merkezlerde uygulanan ameliyat yöntemini 1 yıldır biz de yapıyoruz. Bölgemizde ciddi hasta grubu var” dedi. Prof. Dr. Yılmaz, ASD’nin hastanın yaşam süresini kısaltan bir hastalık olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

“Daha önce bu tür hastaların tedavisi cerrahi olarak yapılıyordu. Kalp ultrasonu ile tespit edilen delik ameliyatsız yöntemle kapatılabiliyor. Önce ultrasonla deliğin çap ölçümü yapılıyor. Eğer hasta operasyona uygun ise anjiyo laboratuarına alınıyor. Kasıktan toplar damara girilip kalbin sağ tarafına ulaşılıyor. Daha sonra sola geçilebiliyor. Çap ölçümünün sonrasında cihaz uygulanıyor. Bu konuda uygulanabilen birkaç farklı cihaz var. Esnek yapıya sahip cihaz farklı ebat ve çapta olabiliyor. Deliğin tespit edilen durumuna göre. Tüm bu işlemler yapılırken kalp ultrason ile arkadan takip ediliyor. Cihaz ilaç ile uygulanır ve vücudun parçası olur. Vücuda takılan bu ürünle hasta MR da çektirebilir, engeli yoktur.”

Hasta iki gün sonra işe gidebiliyor

Cerrahi müdahalenin çok zorlu ve hastayı yorduğunu söyleyen Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz, “Bu yöntem cerrahi müdahaleden farklı. Cerrahi müdahalede hastanın göğsü açılıyor, en erken 4-5 günde taburcu oluyor. 1 ayda normale dönebiliyor ve vücutta iz bırakıyor. Cerrahi müdahalenin süresi de 7-8 saatten az olmuyor. Fakat bu sistemle kasıktan giriliyor. Çok estetik. Hasta bir günde eve gidebiliyor, iki gün sonra da işinin başında olabiliyor. Ameliyat süresi de yaklaşık 45 dakika. Hasta uyumadan müdahale yapılır. Çocuk ve yetişkinlerde uygulanabilir bir yöntemdir” diye konuştu.

Yavaş ve sinsice ilerleyen hastalık

Hastalığın yavaş ve sinsice ilerlediğini söyleyen Prof. Dr. Yılmaz, “Bu hastalık kişinin yaşam kalitesini etkiler. İlerleyen yaşlarda tüm davranışlarını etkiler. ASD kalp hastalıkları arasında en hafif seyreden hastalıktır. Maliyeti de 7-8 bin TL’dır. Sosyal Güvenlik Kurumu da uygulanan yöntemin ücretini ödüyor” dedi.

Son vakalarının Afyonkarahisar’dan geldiğini, 3 çocuk annesi 58 yaşındaki Emine Güleç isimli kişi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yılmaz, “Bir gün önce yoğun şikayetlerle gelen hasta bugün taburcu olacak. Son kontrolleri yapıldı. İlaç desteği ile kısa sürede normal yaşamına dönecek” dedi.

Yıllardır halsizlik ve baş dönmesi şikayetleri olduğunu söyleyen Emine Güleç ise sağlığına kavuşmanın sevincini yaşadığını belirterek, tüm şikayetlerinden kurtulduğunu, yorgunluk hissinin kalmadığını kaydetti.

Göz altlarında neştersiz gençleşme

0
Gözaltındaki torbalanmalar, morluklar ve ince kırışıklıkları tedavi etmek için yeni uygulanmaya başlanan “gluco eye” adlı yöntem, gözlerde neştersiz gençleşme sağlıyor.
Cerrahi olmayan uygulamada hastanın işlem için ayırması gereken süre her seansta yaklaşık 15 dakika. Üç hafta arayla 2 – 5 seans sonrasında gözle görünür bir gençleşme sağlanıyor.
Genetik nedenlerle oluşan morluklar, demir eksikliği anemisi veya alerjilerin sonucunda gelişen morluklar veya güneşe bağlı göz etrafında oluşan lekelerin tedavisinde de uygulanan yöntemle 4 ya da 5 seansın sonunda torbalanmaların, morlukların, lekelerin ve ince çizgilerin azaldığı görülüyor.
Nasıl uygulanıyor?
Hastanın göz etrafına ve her iki göz kapağına alfahidroksiasit (AHA) formülasyonu içeren topikal jel sürülüyor. Glikolik asitin, latik asit ile beraber kullanımı ürünün etkisini artırıyor. Ardından asit dengeleleyici maddeler, son olarak ta bakım kremleri sürülüyor. Göz çevresindeki morluklar için şunlanr öneriliyor: Dengeli beslenin, Düzenli uyuyun, Alkol ve sigaradan uzak durun, Yüksek yastıkla uyuyun, Altta yatan alerjik hastalıkları araştırın, Kış aylarında dahi mutlaka güneş koruyucu kullanın,   K Vitamini ve retinoid içeren göz  çevresi kremleri kullanın.

Göz altlarında neştersiz gençleşmeGözaltındaki torbalanmalar, morluklar ve ince kırışıklıkları tedavi etmek için yeni uygulanmaya başlanan “gluco eye” adlı yöntem, gözlerde neştersiz gençleşme sağlıyor
Cerrahi olmayan uygulamada hastanın işlem için ayırması gereken süre her seansta yaklaşık 15 dakika. Üç hafta arayla 2 – 5 seans sonrasında gözle görünür bir gençleşme sağlanıyor. Genetik nedenlerle oluşan morluklar, demir eksikliği anemisi veya alerjilerin sonucunda gelişen morluklar veya güneşe bağlı göz etrafında oluşan lekelerin tedavisinde de uygulanan yöntemle 4 ya da 5 seansın sonunda torbalanmaların, morlukların, lekelerin ve ince çizgilerin azaldığı görülüyor.

Nasıl uygulanıyor?Hastanın göz etrafına ve her iki göz kapağına alfahidroksiasit (AHA) formülasyonu içeren topikal jel sürülüyor. Glikolik asitin, latik asit ile beraber kullanımı ürünün etkisini artırıyor. Ardından asit dengeleleyici maddeler, son olarak ta bakım kremleri sürülüyor. Göz çevresindeki morluklar için şunlanr öneriliyor: Dengeli beslenin, Düzenli uyuyun, Alkol ve sigaradan uzak durun, Yüksek yastıkla uyuyun, Altta yatan alerjik hastalıkları araştırın, Kış aylarında dahi mutlaka güneş koruyucu kullanın,   K Vitamini ve retinoid içeren göz  çevresi kremleri kullanın. (Milliyet)

Kesmeden Tedavi Kitap Oldu!

0

Hekimler rahatlıkla yararlanabilecek…

Jinekolojik kanserlerden kısırlık tedavisine kadar birçok alanda kesi yapılmadan tedavi imkanı sunan ”histeroskopi” yöntemi, Türk bilim insanları tarafından dünya literatürü taranarak kaleme alındı ve hekimlerin başvurabilecekleri bir kaynak kitap haline getirildi.
Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özay Oral önderliğinde Opr. Dr. Serkan Aydoğdu ve Opr. Dr. Furkan Kayabaşoğlu tarafından hazırlanan ”Histeroskopi: Klinik Uygulamalar ve Güncel Yaklaşımlar” isimli kitap, hekimlerin bu teknik hakkında kaynak eksiğini gidermeyi amaçlıyor. Teleskopla rahim içerisine girilerek tanısal ve cerrahi işlemlerin gerçekleştirilmesine yarayan endoskopik bir cerrahi girişimin anlatıldığı kitapta, histeroskopinin uygulama alanları, hasta profilleri, uygulama şekli gibi konularda bilgiler ve son güncel veriler yer alıyor.
Opr. Dr. Kayabaşoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, histeroskopinin cerrahi müdahale gerektiren jinekolojik hastalıkların tedavisinde kesi yapılmadan tanı ve tedavi imkanı sunan bir teknik olduğunu söyledi. Histeroskopinin rahim ağzı ve rahim boşluğunun vajinal yoldan rahim içerisine optik bir cihaz yerleştirilerek izlenmesi olarak tanımlanabileceğini belirten Kayabaşoğlu, yöntemin kısırlık, anormal vaginal kanamaya yol açan nedenlerin araştırılması, doğumsal anormalliklerin belirlenmesi gibi tanısal amaçlarla ya da daha önceden varlığı tespit edilen myomların ya da poliplerin çıkarılması, doğumsal şekil bozukluklarının operasyonu, yapışıklıkların açılması, rahim içerisindeki bölmelerin çıkarılması gibi sorunların tanı ve tedavisinde uygulandığını bildirdi.
Tanısal histeroskopi ortalama 30 dakika içinde gerçekleştirilirken, işlem yapılması halinde süre uzayabiliyor. Genellikle işlemden 2-4 saat sonra hasta taburcu olabiliyor. Kozmetik açıdan da karında büyük kesi izi olmuyor.
-”UYGULAMAYA İLİŞKİN KAYNAK KİTAP YOKTU”-
Opr. Dr. Serkan Aydoğdu da tekniğin başarılı olabilmesi için mutlaka deneyim ve yeterli bilgi birikimin olması gerektiğini vurguladı. Histeroskopi tekniği ile ilgili güncelliğini koruyan bir kaynağın olmadığını ifade eden Aydoğdu, ”Dünyada çok yaygın kullanılan ve başarı oranı çok yüksek olan cerrahi yöntemle ilgili ne Türkiye’de ne de dünyada güncel bilgilerin ve uygulamaya ilişkin tüm detayların bulunduğu bir kaynak kitap yoktu. Kitabımızın, bu açığı kapatacağını inanıyorum” diye konuştu.
Aydoğdu, yıllar içinde histeroskopik cerrahide kullanılan enstrümanların değiştiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:
”Histeroskopi ülkemizde de son yıllarda giderek yaygınlaşmaya başladı. Önceleri bu teknik için endikasyonlar daha sınırlı iken günümüzde rahim içini kaplayan normal endometrium tabakasının oluşturduğu iyi huylu tümöral oluşumlar olan endometrial polip, rahim duvarında iyi huylu tümöral oluşumlar olan submukoz myom, rahim içi yapışıklıklar gibi birçok problemde histeroskopi tek tedavi seçeneği haline gelmiştir.
Sadece ülkemizde değil, dünya genelinde de bu cerrahi teknik için kaynaklar çok kısıtlı durumda, genellikle jinekolojik endoskopi kitaplarının sadece bir bölümü histeroskopi hakkında oluyor. Histeroskopiyi ülkemizde çok başarılı şekilde uygulayan bir çok meslektaşımız var. Bu tekniği uygulayanlar olarak hepimiz usta-çırak ilişkisi ile bu eğitimi aldık. Birçoğumuz yurtdışında eğitimlerini pekiştirmek durumunda kaldı. Biz kitabımızı hocamızla yüzlerce ameliyat CD’simizi inceleyerek, 500 civarında literatürden yararlanarak ortaya çıkardık. Amacımız klinik deneyimlerimiz ile dünya literatürünü bir arada sunarak meslektaşlarımız için faydalı bir eser ortaya çıkarmak.”
-KİTAPTA, UYGULAMADAKİ KRİTİK BASAMAKLARIN VİDEOLARI DA MEVCUT-
Kitaba ilişkin bilgi veren Opr. Dr. Kayabaşoğlu da kadın doğum uzmanlarının tekniğe ilişkin bilgi ve deneyim eksiklerinin olduğunu öne sürerek, ”Kongre ve kurslarda konu ile ilgili sunumlar olsa bile histeroskopi uygulanabilmesi için bu yeterli olmuyor. Histeroskopi cihazının kurulumunun bile yapılamaması söz konusu olabiliyor. Dolayısıyla ilk basamaklardaki bu eksiklikler birçok kişi için histeroskopi ameliyatının başlamadan bitmesine yol açıyor” dedi.
Kaleme aldıkları kitabın hekimler için bir başvuru kitabı olacağını belirten Kayabaşoğlu, ”Kitapta, histeroskopi tecrübesi olmayan meslektaşlarımızın ellerine cihazı aldıklarında nasıl kuracaklarını, hastaya nasıl pozisyon vereceklerini, operasyon öncesi hastalarını nasıl hazırlayacaklarını tek tek anlattık. Ayrıca kitabımıza, uygulamalardan özenle seçilen, en kritik basamaklarının gösterildiği 50 videoluk CD ekledik” dedi.  (AA)